Kayıtlar

Kasım, 2024 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Tanrı Gibi Gökte Olmuş Türk ''Bilge Kağan''

Resim
  İsmimin anlamını öğrenmek için araştırdığım hükümdar, Bilge Kağan. Tarihin derinliklerinden gelen bir ses yükseliyor; bu ses, bilgelik, güç ve stratejiyle dolu bir liderin sesi.Türk tarihinin dönüm noktalarından birinde, Göktürk Devleti’nin yeniden ayağa kalkmasına öncülük eden, ve II. Göktürk devletinin en başarılı hükümdarı sadece bir savaşçı değil, aynı zamanda halkını anlayan bir bilgeydi. 8.yüzyılda Orta Asya’nın geniş bozkırlarında hüküm süren bu büyük lider, sadece askeri zaferleriyle değil, halkına verdiği öğütlerle de unutulmaz olmuştur. Onun yönetim anlayışı, Orta Asya’da hem siyasi hem de kültürel açıdan iz bırakmış ve günümüze kadar ulaşan Orhun Yazıtlarında büyük bir miras yaratmıştır. Bilge Kağan, 683 yılında Çugay-Ḳuz Dağında Türklerin güçlü hükümdarlarından biri olan İlteriş Kağan’ın oğlu olarak dünyaya geldi. Babası, Göktürk Devleti’nin birinci dönemdeki çöküşünden sonra devleti tekrar kurmuş ve "İlteriş" unvanını almış, yani devleti derleyen, toplaya...

''Din psikolojisi'' hakkında ki yazım

 Psikolojisi: İnanmanın Psikolojik Yansımaları Din ve psikoloji, birbirine oldukça uzak gibi görünse de, aslında insan zihnini,ruhun ve o manevi tadı anlamak açısından birbirine çok da uzak olmayan iki alandır. Din psikolojisi, bireylerin dini inançlarının, deneyimlerinin ve ritüellerinin psikolojik süreçleri nasıl etkilediğini inceleyen bir alan olarak tanımlanır. Bir an durup düşündüğünüzde, din hayatın hemen her alanında yer alıyor. İnsanlık, tarih boyunca inançları aracılığıyla yaşamlarını anlamlandırmaya, zorluklarla başa çıkmaya çalışmış. Bir yandan hayatın anlamını sorgularken, diğer yandan ritüeller ve ibadetler aracılığıyla bir tür içsel denge bulmuşlardır Ve o tanrı arayışı manevi boşluğu doldurmaya çalışmışlardır. Din psikolojisi, işte bu inançların nasıl şekillendiğini ve bu süreçlerin insan psikolojisine etkilerini anlamaya çalışan bir disiplindir. O zaman, din psikolojisi tam olarak neyi inceliyor Dini İnançların Zihinsel Temelleri Bir insanın belirl...

Kültürel bir miras ''Türk Kahvesi''

Resim
Türk kahvesi, sadece bir içecek değil, aynı zamanda bir kültürel bir mirastır. Yemen Valisi Özdemir Paşa, lezzetini beğendiği kahveyi İstanbul'a getirdi. Türkler tarafınde kahve güğüm ve cezvelerde pişirilerek Türk Kahvesi adını aldı. 16. yüzyılda Osmanlı topraklarına gelen kahve, kısa sürede toplum da merkezi bir hale geldi. İstanbul’da açılan ilk kahvehaneler, sadece kahve içilen yerler değil, aynı zamanda sohbetlerin, fikir alışverişlerinin, kitapların ve sanat tartışmalarının yapıldığı sosyal mekânlar oldu. Bugün de Türk kahvesi, bu sosyal geleneği yaşatmaya devam etmkete. Türk kahvesi ile ilgili en ilginç geleneklerden biri de kahve falıdır. Kahve içildikten sonra fincanı ters çevirip fincanda kalan telve, fal bakan kişi tarafından yorumlanır. Kahve falı, keyifli bir sohbetin devamı olarak görülür ve günümüzde hâlâ kahve falının popüler bir gelenek olarak sürdürülmektedir. Geleneksel yöntemlerle cezvede pişirilmesi yaygın olsa da, günümüzde Türk kahvesi makinele...

George Orwell ''Hayvan Çiftliği''

Resim
  1945 yılında piyasaya sürülen ''Hayvan Çiftliği'' politik alegori olarak kabul edilmiştir. Kitap daha çok Sovyetlerin baskıcı tutumu, totaliter rejmini eleştirir. Hayvan Çiftliği, İngiltere'de bir çiftlikte yaşanan hayvanların, çiftlik sahibi Mr.Jones'a karşı ayaklanmasıyla başlar. Hayvanlar ''Hayvanizm'' adı verilen bir ideoloji oluşturup, çiftliği yönetmeye çalışırlar. İlk başlarda ne kadar adil, eşitlikçi, hak yemeyen bir yönetim vaat etseler de zaman içeresinde çiftliğe liderlik eden domuzlar ve iki isim var ki kitapta büyük rol oynuyorlar bunlar; Napoleon ve Snowball gün geçtikçe çiflikte güç kazanmaya başlarlar. Bunlar ilk başta yola ne kadar eşitlikçi, adil olarak çıksalar da zaman içinde ideallerinden uzaklaşarak kendilerini yöneten acımasız kişilerden daha da acımasız ve baskıcı bir yöneticiye dönüşmüşlerdir. TEMALAR; İktidar ve Güç, Kitap iktidarda ki gücün yozlaştırıcı etkisi göze çarpmak istemektedir. İlk başta adil bir...

Hayatımıza giren büyük bir etken sosyal medya

Resim
  Günümüzde gençler arasında Reels gibi kısa video formatlarının popülaritesi hızla artarken, bu tür içeriklerin sosyal iletişime olan etkisi tartışma konusu olmaya devam ediyor. Reels, gençlere kendilerini ifade etme ve yaratıcılıklarını sergileme fırsatı sunuyor olsa da, bu kısa, görsel odaklı içeriklerin bazı olumsuz yanları da dikkat çekiyor. Özellikle derinlemesine iletişim ve empati kurma becerilerinin zayıfladığı konusunda endişeler mevcut. Kısa İçerikler ve İletişim Derinliği Reels gibi platformlar, gençlerin hızlı ve yüzeysel bir şekilde iletişim kurmalarını teşvik ediyor. 15-30 saniyelik videolar, mesajların kısa sürede verilmesini sağlıyor, ancak bu formatın getirdiği hız ve anlık tüketim, derinlemesine düşünme ve uzun süreli diyaloglara olan ihtiyacı azaltabiliyor. Özellikle yüz yüze iletişimde önemli olan duygusal ifade, empati ve anlamlı diyaloglar, kısa video formatlarında yeterince yer bulamıyor. Reels üzerinden yapılan iletişim genellikle görselliğe ve...

Emir Timur

Resim
  Timur: Büyük Bir İmparatorluğun Kurucusu Timur, Orta Asya'nın en etkili askeri liderlerinden biri olarak tarihe geçmiştir. 1336 yılında, günümüz Özbekistan'ının Şahrisabz şehrinde doğan Timur, "Demir Kafalı" olarak tanınır ve Timurlu İmparatorluğu'nun kurucusu olarak geniş bir coğrafyada hüküm sürmüştür. Doğum adı Tamerlane olan Timur, askeri stratejileri, kültürel katkıları ve siyasi yetenekleri ile tarihi derinlemesine etkilemiştir. Timur'un gençliği, askeri becerilerini geliştirmeye yönelik bir eğitimle geçti. Çocukken, sağ bacağını ve sol kolunu yaralayan bir ok kazası yaşadı. Bu sakatlık, onun savaş stratejilerini ve askerî taktiklerini şekillendirdi. Timur'un ilk askeri başarıları, yerel Türkmen kabileleri arasındaki çatışmalarda elde edildi ve bu başarılar onun adını bölgeye duyurdu. Timur, askeri kariyerinde oldukça yenilikçi bir liderdi. Moğol taktiklerini modernize ederek uyguladı ve savaşlarda üstünlük sağladı. Hızlı hareket, sürp...

Türkiye'de ki Sanatın yeri

Resim
  Türkiye’de sanat, tarih boyunca güçlü bir kültürel mirasa dayandı ve her dönem kendini yenileyerek günümüze kadar ulaştı. Geleneksel sanatlar, modern yaklaşımlar ve çağdaş akımlar, bu topraklarda bir arada varlığını sürdürmekte. Geleneksel Sanatlar: Mirasımızın İzleri Osmanlı döneminden günümüze kadar ulaşan hat, tezhip, ebru ve çini gibi geleneksel sanatlar, kültürel kimliğimizin en önemli parçalarından biri. Bu sanat dalları, köklerini korurken, modern yorumlarla da yeni nesillere aktarılmaya devam ediyor. Özellikle ebru ve çini, son yıllarda hem Türkiye’de hem de yurt dışında büyük ilgi görmeye başladı. Çağdaş Sanat: Yenilik ve Yaratıcılık Cumhuriyetin ilanından sonra Batı ile artan etkileşim, Türkiye’de sanatın modernleşmesinde önemli bir rol oynadı. İstanbul Bienali gibi etkinlikler sayesinde, Türk çağdaş sanatı uluslararası alanda kendini göstermeye başladı. İstanbul Modern ve Arter gibi sanat merkezleri, yerli ve yabancı sanatçıların eserlerine ev sahipliğ...

Türkiye'nin bağımsızlık sorunu''deprem''

Resim
 2024’e geldik ve Türkiye hâlâ deprem gerçeğiyle iç içe yaşıyor. 2023 Kahramanmaraş depremleri hepimize bir kez daha gösterdi ki bu doğal afet, hayatımızın bir parçası ve ona karşı hazırlıklı olmak zorundayız. Yıkımın boyutu, özellikle yapı güvenliği ve kentsel dönüşümün önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Kentsel Dönüşüm Hızlanıyor Ama Yeterli mi? 1999 Marmara Depremi’nden sonra 57'inci Koalisyon hükümeti kentsel dönüşüm projeleri başlattı. Ancak bugüne kadar bu süreç istenen hızda ilerlemedi. 2023’te yaşanan felaket, riskli binaların ne kadar büyük bir tehdit olduğunu tekrar gösterdi. İstanbul gibi büyük şehirlerde olası bir Marmara depremi hâlâ ciddi bir risk taşımakta. Dönüşüm hızlandı, fakat hâlâ milyonlarca insan eski, dayanıksız binalarda yaşıyor ve çarpık kentleşme devam ediyor. AFAD ve Kandilli Rasathanesi, deprem erken uyarı sistemlerini geliştiriyor. Ama asıl önemli olan, insanların bu uyarılara nasıl tepki verdiği. Deprem anında ne yapılması gerektiğin...

Sosyal Medyanın toplumsal etkileri

Resim
 Sosyal medya, hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline geldi. Instagram ve X (twitter) gibi platformlar, sadece kişisel hayatımızı değil, toplumsal yapıyı da etkileyebliyor. Bu etkileri kısa ve öz bir şekilde incelemek gerekirse. İletişim konusunda sosyal medya büyük kolaylık sağlamakta. Uzak mesafeler artık sorun olmaktan çıkıyor, ama bu kolaylık bazen yüz yüze görüşmelerin azalmasına da neden olabiliyor. Gerçek sosyal etkileşimler eksik kalabilir. Bilgi yayılımı hızlandı, ancak bu hız yanlış bilgilerin de hızla yayılmasına ve bilgi kirliliğinin de artmasına neden olabiliyor. Sosyal medyada gördüğümüz bilgileri doğrulamak ve güvenilir kaynaklardan almak önemli. Kişisel kimlik ve öz güven sosyal medyadan etkileniyor. Profil paylaşımları ve etkileşimler, kişisel algıyı etkileyebiliyor ve bu, öz güven olumsuz yönde etkilenebiliyor. Sosyal etkileşimler üzerinde de etkili. Sürekli çevrimiçi olma veya gerçek dünya ilişkilerini zayıflatabilir ve yalnızlık hissini artırabilir...

''Timur'' hakkında ki yazım

Resim
  Timur, ya da bizim daha çok bildiğimiz adıyla Timurlenk, tarihin hem hayranlık uyandıran hem de tartışmalı isimlerinden biri olan Timur. 1336 yılında bugünkü Özbekistan topraklarında doğmuştur. Genç yaşlarından itibaren çevresindekilere farklı biri olduğunu hissettirmiş ve küçük bir bölgenin lideriyken kısa sürede çok daha büyük hayaller kurmaya başlamıştı .O, sadece bir hükümdar olmak istemiyordu; tıpkı Cengiz Han gibi devasa bir imparatorluğun başında olmayı arzuluyordu. Timur’un fetihleri onun hırsının boyutlarını gösteriyor. Hindistan’a yaptığı seferde Delhi’yi ele geçirdiğinde, sadece bir şehir fethetmiş olmadı, o topraklarda büyük bir etki bıraktı. Ortadoğu’ya yaptığı akınlar, özellikle Şam ve Bağdat gibi şehirleri yerle bir etmesi, onun ne kadar acımasız olabileceğini de ortaya koydu. Ancak asıl büyük zaferi, Osmanlı Sultanı Yıldırım Bayezid’i Ankara Savaşı’nda yenip esir almasıydı. Bu zafer, Osmanlı’yı derinden sarstı ve Timur’un ne kadar tehlikeli bir komutan olduğ...

''Bozkurt işareti'' hakkında yazım

Resim
  Euro 2024 Avrupa şampiyonasın da Milli takım futbolcumuz olan Merih Demiral'ın yapmış olduğu Bozkurt işaretini değerlendirmek istedim. Bozkurt işareti, Türk kültüründe çok derin anlamlar taşıyan bir semboldür ve tarih boyunca Türk milletinin manevi yolculuğuna eşlik etmiştir. Bu sembol, Türklerin zorluklarla karşılaştıkları anlarda dayanıklılık ve cesaretle ayağa kalkmalarını, yeniden doğuşlarını temsil eder. Mitolojik olarak kökeni, Ergenekon Destanı'na kadar uzanır. Destanda Türkler, bir bozkurtun rehberliğinde kuşatıldıkları vadiden kurtularak özgürlüklerine kavuşurlar. Bu hikaye, Türkler için sadece bir masal değil, aynı zamanda bir manevi ilham kaynağıdır. Bozkurt, rehberlik eden bir koruyucu olarak görülür. Bu sembol, zamanla modern Türk milliyetçiliğiyle de özdeşleşmiş ve özellikle Milliyetçi Hareket Partisi gibi siyasi hareketler tarafından benimsenmiştir. Bugün de bu işaret, Türklerin birlik, bağımsızlık ve güçlü bir kimlik arayışlarının bir ifadesi olarak yaşatılmak...

''Sevda'' şiirim

Her zamanki gibi Yaşıyorum yine seni Halet-i ruhiyem Saadet-i Seniyyem Bende bir sevdasın Kalbimin tacısın Tekrar gelsem hayata Arar bulurum hatıralarla Eşsiz bir sevdasın İçimde başka bir hayatsın Ne vakit görsem seni Kelebekleri yaşatırsın Sevdiğimi söylesem sana Cesaret edemem korkarım aslında Bilgehan Kocabıyık

''Zaferin Rengi'' film incelemesi

Resim
  Fenerbahçe, Türkiye Cumhuriyeti’nin en önemli kalelerinden biridir. Çalkantılı dönemlerde direnişiyle, sıradan görünen herhangi bir günde gündeme getirdiği meseleyle bu yaşantımızda kararlılıkla kendini hissettirir. Fenerbahçe Sevgisi sanatın her dalının kıymetliliği gibi. Hep ileridir. İnsanın kendini ve yeryüzünü tanıması, anlaması, Olmayanın olabileceğine inancın, oldurulabileceğine inançlı “hayal gücünün daha iyi insana ve daha iyi bir dünyaya ulaşmak için umudu parlatması için olanaktır sporun tüm dalları. İnsanın kendini aşması, Spor sevgisiyle insan sevgisi aynı potada, aynı filede, kalede, kürekte, yelkende, kayakta, patende, çimde, rüzgârda, suda, her yerde Fenerbahçe'nin başarıları, tarihi Cumhuriyet'in kalesidir Fenerbahçe. Zaferin Rengi filmin de Fenerbahçe'nin içinden doğan o Kuvayı milliye ruhu İngilizlere karşı büyük bir ders olmuştur. Özellikle Galip bey'in zorlu mücadelesi, zorlu hayatı adeta bir imtihan gibidir. Özellikle Harrington kupası'n...

Manisa/Kula Divlit Yanardağı

Resim
Yüksekliği 750 m bulunan yanardağ, ege bölgesin de bulunan Manisa'nın Kula ilçesinde yer almaktadır. En genç oluşum olan bu yanardağ 10 yada 15 bin yıl önce insanlığa ait ayak izleriniz bulunduğu tespit edilmiştir. Antik Çağ coğrafyacısı olan Strabon'un "Geographika" adlı eserinde "Katakekaumene-Yanık Ülke" olarak tanımladığı Kula'daki jeopark, yaklaşık 300 kilometrelik bir alana yayılmaktadır. Türkiye'nib en genç yanardağları arasında olan UNESCO tarafından ilan edildi. Seyahat sıralarım da Manisa'dan geçerken sürekli gördüğüm bu yanardağ çok dikkatimi çekmişti. Sandal köyün de bulunan bu yanardağa çıkma fırsatı buldum. Ege bölgesin de bulunan Divlit Yanardağı büyük tektonik çukurlarının üzerinde yer alıyor. Yanardağının yaşı 1.7 milyon olarak belirlendiği söyleniyor. Etrafında ise 1 adet yürüyüş yolu (yaklaşık uzunluğu 2,7 km)   ve ahşap köprüler ile 1 adet bisiklet parkuru (Yaklaşık uzunluğu 34,8 km)  bulunmakta. Yöre halkı Çaka...

Toplumun Temel Taşı ''Aile''

Resim
  Aile, terimsel olarak; kan bağıyla kadın, erkek ve çocuklardan oluşan toplumun en küçük yapısıdır. Bununla birlikte alle toplumun temel yapı taşıdır. Yaşadığımız toplumun oluşturduğu normlar, gelenek ve görenekler, kültürel miraslar, örf ve adetler ilk başlangıçta çekirdek aile içerisinde öğrenilmeye başlanır. Toplumun gelişmesine yön veren, ileriye götüren hep bu yeni kuşaklardır. Elbette ki burada önemli olan husus yenileşen ve gelişen topluma ayak uydururken ve yön verirken temel öğretileri korumak ve bunlara sahip Çıkmaktır. Köklerini bırakmış bir milletin sağlıklı ve ilerici bir toplum olması da beklenemez. Ancak bunların nasıl bir eğitim ve öğretim şekliyle verildiği de çok önemlidir. Ne söylediğimiz kadar nasıl söylediğimizde önemlidir. Baskı ve zorbalıkla öğretilmiş hiçbir bilgi istenen sonucu bizlere ulaştırmaz. Aile yapısını hatta en başta milli değerlerimizi korumak ve yaşatmak istiyorsak aile yapısına daha büyük özen göstermek zorundayız. Korku iklimi cesur t...